Önce içinden başlar. Dünyayı iyileştirmek için önce kendini dönüştürür.
Dünyayı değiştirmekle ilgili sadece konuşmuyoruz. Her gün sahaya çıkıyoruz, birbirimizi zorluyoruz ve gerçekten önemli olan şeyleri inşa ediyoruz.
Çünkü ritüeller rutin değildir, birlikte büyümek için yaptığımız tercihlerdir.
Swap it like it’s hot.
Her ayın ilk salısı ofisimiz bir takas pazarına dönüşür. Kitaplar, kıyafetler, aksesuarlar, objeler; her şey yeni bir sahip bulur. Herkes artık ihtiyacı olmayan bir şey getirir, ihtiyacı olduğunu bilmediği bir şeyle döner.
Biraz minimalizm, biraz hazine avı, biraz ekip ritüeli. Çünkü Apollo'da en basit eylemlerin en derin anlamı taşıdığına inanıyoruz; bir şeyleri bırakmak bile yeni bir şeyin kıvılcımı olabilir.
Nefes al. Düşün. İnşa et.
Her ayın ikinci cuması saat 14:00'te Belgrad Ormanı'nda buluşuruz. Doğada sessiz bir yürüyüşle başlarız, her adımda zihnimizi arındırır, yeni fikirlere yer açarız. Yürüyüşün sonunda bir piknik masasının etrafında toplanırız.
Günün görevlerini ve haftalık hedeflerimizi belirleriz. Bu aynı anda zihinsel bir sıfırlama, fiziksel bir buluşma ve yaratıcı üretim anıdır.
Disconnect to reconnect.
Her çeyreğin sonunda cumadan pazara şebekeden çıkarız. Telefonlar kapalı, zihinler açık. Ekip olarak doğaya gideriz; geride kalan çeyreği değerlendirir, OKR'larımızı gözden geçirir, yenilerini belirler ve önümüzdeki dönem için stratejik vizyonumuzu keskinleştiririz. Gündüz hedeflerde hizalanırız. Gece ateş etrafında toplanır, hayatı konuşuruz.
Biraz strateji kampı, biraz zihinsel sıfırlama, biraz da ancak Wi-Fi kaybolduğunda gerçekleşen türden bir bağ kurma.
Apollo, işine, birbirine ve etrafındaki dünyaya önem veren insanlar tarafından inşa edildi.
Etki yaratmayı önemseyen, "neden" sorusunu sormaktan çekinmeyen ve ürettiği değerin sorumluluğunu üstlenenler için buradayız.